Prompt’u yazıyorsunuz, kırk saniye sonra çalışan bir arayüz geliyor. v0 ve Bolt.new gerçekten ne yapıyor, neyi yapmıyor ve o beş dakikalık prototip kendi projenize girdiğinde ne oluyor?
Prompt’u yazıyorsunuz, kırk saniye sonra çalışan bir arayüz geliyor. v0 ve Bolt.new gerçekten ne yapıyor, neyi yapmıyor ve o beş dakikalık prototip kendi projenize girdiğinde ne oluyor?
Production ortamında karmaşık bir log silsilesini çözmesi için güvendiğim bir yapay zeka ajanıyla çalışıyordum. İlk beş dakika her şey harikaydı; mimariyi anladı, kodun zayıf noktalarını buldu. Ancak on beşinci dakikaya ve yirminci prompta geldiğimizde, o dahi yapay zeka abimiz aniden Finding Nemo’daki Dory’ye dönüştü. Bana en başta kendi verdiğim parametreleri, hatta ne yapmaya çalıştığımızı sormaya başladı.
Birçok geliştiricinin “yapay zeka ile kod yazıyorum” derken aslında yaptığı şey, klasik VS Code editörüne bir GitHub Copilot eklentisi kurup sekme tuşuna basmaktan ibaret. Eğer yapay zekayı sadece bir “otomatik tamamlama” aracı olarak kullanıyorsanız, Vibe Coder felsefesinin yanından bile geçmiyorsunuz demektir.
Yapay zeka ile ürün geliştirirken en sık duyduğum şikayetlerden biri şudur: “Yapay zeka harika bir arayüz yazdı ama veriyi kaydetmeye çalıştığımda sistem çöktü. Çünkü olmayan bir tabloya, olmayan bir sütun eklemeye çalışmış.”
Bu aslında yapay zekanın değil, sizin hatanızdır. Çünkü ona bir ev inşa etmesini söylediniz ama temelin planını (blueprint) vermediniz.
Yapay zeka destekli kodlamaya giriş yapanların yaşadığı ilk büyük hüsran genelde hep aynıdır: En pahalı AI modelini kiralarlar, son model bir IDE kurarlar, derin bir nefes alıp “Bana şu mimaride bir portal yaz” derler ve sonuç tek kelimeyle felakettir. Uygulama çalışmaz, dosyalar birbirine girer, AI sürekli halüsinasyon görür.
Sonra da “Bu yapay zeka henüz o kadar iyi değil ya” derler. Hayır dostum, yapay zeka gayet iyi. Sorun senin seçtiğin altyapıda.
Bugün yine “Yazılımcılar bitti, şimdi sıra bizde mi?” diye uykuları kaçan tasarımcı ve mühendis dostlarımı biraz daha terletecek ama bir o kadar da heyecanlandıracak bir konumuz var: GenCAD.
Dijital dünyada müşteri yorumları, markalar için paha biçilemez bir hazineye dönüşmüş durumda. Ancak, bu hazineden faydalanmak için müthiş bir şey lazım: Duygusal zekâ. Sentiment analizi (duygu analizi) tam da bu noktada devreye giriyor ve yapay zekâyla müşteri yorumlarından anlamlı çıkarımlar elde etmeyi mümkün kılıyor.
Depo yönetimi ve stok optimizasyonu, e-ticaret projelerinin gizli kahramanlarıdır. Peki, bu kahramanları süper kahramana dönüştürmek için yapay zekadan nasıl faydalanabiliriz? Bugün, AI’ın (Artificial Intelligence) gücünü kullanarak depo yönetimini nasıl daha akıllı hale getirebileceğinizi anlatacağız. Teknik detayları basit tutacağız ama işlevsellikten ödün vermeyeceğiz!
Yapay zekanın hızla gelişen dünyasında, gerçek yaratım yapan sanatçılar ve bilim insanları, özgün fikirleriyle daha fazla değer kazanacak. Bu süreç, iş gücünde büyük değişimlere yol açarken, yaratıcı zekâya sahip bireylerin önemi artacak. İşte yapay zekanın gelecekte insan yaratıcılarının değerini nasıl artıracağına dair bazı önemli noktalar…